21 – YETENEKLER

Standard

Add your thoughts here… (optional)

InTouchLife

Gitar, satranç, kitap, resim, kılıç

Klasik yeteneğin simgeleridir.

Ünlü olmaktan başka bir şeyi önemsemeyen bir gezgin vardı. İyi bir işte çalışmak için pek çok olanağı olmasına karşın beş konuda ustalaşmasına yardım edecek bir öğretmen aramayı sürdürdü. Gitar, satranç, kitap, resim ve kılıç.

Gitar ona, ruhu ifade eden müziği verdi. Satranç, strateji geliştirmeyi ve başka birinin eylemlerine karşılık verme yollarını öğretti. Kitaplar, akademik eğitim sağladı. Resim, güzellik ve duyarlılığın pratiğiydi. Kılıç, sağlık ve savunma için iyi bir yoldu.

Bir gün küçük bir çocuk, gezgine bu beş şeyi kaybederse ne yapacağını sordu. Gezgin önce korktu, ama hemen fark etti ki gitarı kendi kendine çalamazdı, satranç tahtası oyuncular olmadan hiçbir işe yaramazdı, kitabın okuyucuya ihtiyacı vardı, fırça ve mürekkep kendi kendine hareket edemezdi ve kılıcı kınına koymak için el gerekliydi. Anladı ki, kendini eğitmek ve geliştirmek salt birtakım yetenekler elde etmek demek değildi. O, varlığının özüne giden bir yoldu.

Alıntı: 365 Günün Tao’su…

View original post 4 kelime daha

20 – MUTLULUK

Standard

InTouchLife

Ölüm korkusunu sömüren

Kurtuluş umudu vadeden,

Zalim ve kaba liderlerin peşinden gitmeyelim.

Eğer gerçekten mutluysak,

Hiçbir şey yoktur bize sunacakları.

Kimi liderler izdeş kazanmak için gözdağı verirler. İnsanları iyi davranışlara zorlamak ve onları cennet düşüncesiyle gütmek için ölümden medet umarlar.

Ötekilerse büyük vaatlerle insanların gönlünü kazanmaya çalışırlar. Eğer bu da sizi tatmin etmezse kendinizi cennetteymiş gibi hissetttiren mutluluk teklif ederler. Bunu da yeterli bulmazsanız başarı teklif ederler. Yalnızsanız kabul edileceğiniz bir sosyal ortam sunarlar.

Ama ölümden korkmuyorsak ve mutluysak, bu tür önderler bize ne sunmak zorunda kalacaklardır? Maneviyat günlük yaşamın organik bir bölümüdür, profesyonel biri tarafından dağıtılan bir şey değil. Gerçek maneviyat kurtuluştur, yalnızca gerçekliğin yanılgılarından değil, dinin yanılgılarından da kurtuluştur. Ölüm korkusundan kurtulup, yaşamın içinden çıkan tutarlı bir sağlık yoluna, anlayış ve kavrayış yoluna ulaştığımızda mutluluk bizimdir. O zaman sahte önderlere gereksinim kalmaz.

Alıntı: 365 Günün Tao’su, Deng Ming-Dao, Dharma Yayınları

View original post

19 – GİRİŞİM

Standard

InTouchLife

Kaleydoskopik gerçeklikle

Kafamızı karıştırmayalım.

Bilgelik ve cesaretle hareket edelim de,

Daha fazla karışıklığa meydan vermeyelim.

Dünya sayısız gerçeklikle esen bir fırtınadır, yine de anaforun bizi silip süpürmesine izin veremeyiz. Böyle yapmak demek kaybolmak ve tüm biliş ve anlayışın doğacağı gerçek merkezi kaybetmek demektir. Eylemde bulunmalıyız ama doğru bir şekilde.

Hem akıl hem de deneyim eylemin yol göstericisi olmalıdır. Öğretmenlerimizden, büyüklerimizden ve öteki insanlardan öğreniriz. Ancak bu dünyada öğrendiklerimizi deneyden geçirmeliyiz. Sadece derin düşünceye dalmanın yeterli olmaması gibi sadece kuramsal bilgiye sahip olmak de yeterli değildir. Bilge olabilmek için her ikisine de gereksinimimiz vardır.

Yalnızca bilgelik, cesaret, zamanlama, sebat ve azimin bir araya geldiği yerde girişim için sağlam bir temel oluşur. Eylem tamamlanmalıdır. Tamamen yanmalı, geriye kötü bir parça ya da zor silinen bir iz bırakmamalıdır. Arkasında yıkım, kırgınlık ya da karışıklık bırakan eylem zayıf bir eylemdir. Bu durumda girişim yetersizdir ve Tao’ya ulaşılamamıştır.

Alıntı: 365 Günün Tao’su, Deng Ming-Dao, Dharma…

View original post 1 kelime daha

18 – TAYF

Standard

InTouchLife

Saf ışıkta tüm renkler bulunur.

Bu nedenle de rengi yoktur.

Renk, ancak

Teklik parçalandığında görünür.

Üzerimize akan saf güneş ışığı gördüğümüzde bu olağanüstü parlaklıktan gözlerimiz öyle kamaşır ki, ne o kaynaktan gelen ayrıntıları ne de onun renklerini ayırt edebiliriz. Oysa güneş ışığı yusufçuğun bürümcük kanatlarına vurduğu ya da buğulu bir yağmurla ışıldadığında ya da derimizin yüzeyinde parladığında o ışığın titreşimleri milyonlarca minik gökkuşağında toplanmıştır. İnanılmayacak kadar çok sayıdaki yüzey ve doku, ışığı üst üste gelen sayısız boyutlarda kırdığı için dünya bir renk patlaması yaşar.

Aynı şey Tao için de geçerlidir. En saf haliyle her şeyi içine alır. Bu yüzden hiçbir şeyi göstermez. Tıpkı saf ışığın tüm renkleri içermesine karşın hiçbir rengi göstermemesi gibi tüm varoluş da ilksel ve ayrımsız olarak Tao’da gizlidir. Ancak yalnızca Tao bizim dünyamıza girdiği zaman patlayarak sayısız şeye ayrılır. Her şeyin varlığını Tao’ya borçlu olduğunu söyleriz. Aslında bütün bunlar büyük Tao’nun kırılmaya uğramış parçalarıdırlar.

Renkli ışık…

View original post 56 kelime daha

17 – İŞBİRLİĞİ

Standard

InTouchLife

Diğerleriyle işbirliği

Algı, deneyim, direşkenlik

Ne zaman yol göstereceğini ne zaman izleyeceğini bil.

Bir üyelik ilişkisine girdiğimizde yavaş yavaş bu kuruluşun bütünsel, organik bir parçası haline geliriz. Bu ilişkide taraflar birbirini karşılıklı olarak etkilerler: Toplu halde olanı dikkatli bir şekilde etkilemeliyiz, buna karşılık biz de sürdürdüğümüz arkadaşlıklar tarafından biçimlendirileceğiz.

Başkalarını etkilemek için anlama yeteneğine ihtiyacımız vardır. Ne zaman harekete geçeceğimizi, ne zaman edilgen kalacağımızı, ne zaman diğerlerinin bizden birşeyler alacaklarını ve ne zaman bizi dinlemeyeceklerini bilmek zorundayız. Bunun için tabii ki deneyime ihtiyacımız vardır ve tam ve doğru bir duyarlılığı geliştirebilmek için ailelerimizden içinde bulunduğumuz topluluğa kadar çok sayıda ilişki içinde yer almamız da gereklidir. Zaman içinde hem hayal kırıklığı yaşadığımız hem de başarılı olduğumuz anlarımız olacaktır; ancak her durumda direşken olmak çok önemlidir. Girişimlerimiz engelleniyorsa ya içinde bulunduğumuz konumu koruyarak ya da daha iyi bir durum ortaya çıktığında konumumuzu değiştirerek tüm güçlüklere karşın devam etmeliyiz. Başarılıysak sadece karizmamıza güvenmemeli…

View original post 70 kelime daha

16 – SIRADAN

Standard

InTouchLife

Şemsiye, ışık, manzara, gökyüzü –

Kutsal olanın dili yoktur.

Kutsal olan sıradandır.

Hiçkimse manevi olanı sıradan şeylerle karşılaştırmadan tanımlayamaz. Kutsal kitaplardan biri, ruhani sözü bir ‘koruma şemsiyesi’ olarak tanımlar. Başka biri tanrının ışık olduğunu söyler. Cennetin göklerde olduğu düşünülür. Hatta cinselliği reddeden zahitler bile aydınlanmayı tanımlamak için erotik imajlar kullanırlar. İnsanlar ruhani olanı anlatmak için metaforlara başvururlar.

Ezoterik diller bile sonradan icat edilmişlerdir ve onun dışında kalanlar için şaşırtıcılardır. Kutsal sözcükler inisiye olmayanlara hep bu şekilde gözükürler. Kişi onları okumayı öğrenince mesajları anlayıp kavrar. Artık imajlarını merak etmeyiz, çünkü sözlerin gösterdiği gerçekliği keşfetmişizdir.

İçinde ürünün nasıl kullanılacağını anlatan talimatları olan bir eşya satın aldığınızda bu talimatları uygularsınız, ancak onları pek fazla önemsemezsiniz. Manevi alanda ustalık da bundan çok farklı değildir. İşi nasıl yapacağınızı anladığınızda talimatlar artık önemini yitirir. Kendinize mal ettiğiniz ruhanilik, oynadığınız top oyunundan, yaptığınız işten, kullandığınız arabadan, sevişmenizden farklı değildir. Tao’yu sürekli olağanüstü bir varlık olarak değerlendirirseniz, o…

View original post 37 kelime daha

15 – ZAMAN

Standard

InTouchLife

Nehir, dalga dalga ilerleyen yol,

Kesintisiz akıntı.

Suyun başı, kanal, ağız.

Bütün bunlar bölünebilir mi hiç?

Hepimiz her gün özel bir sorunla karşı karşıya kalırız. Geçmişimizle hesaplaşmalı, bugünümüzle yüzleşmeli, geleceğimizi planlamalıyız.

Yaşamın “eski günlerde” daha iyi olduğuna inananların gözleri bazen bugünün gerçekliğine karşı kördür; sadece bugün için yaşayanlar çoğu zaman daha önce gelenlere ve daha sonra gelecek olanlara pek fazla aldırmazlar; sadece gecikmiş bir ödül için yaşayanlar ise genellikle büyük bir yadsıyışla olanca güçlerini harcarlar. Geçmişi, şimdiyi ve geleceği düşünmek yararlı bir kavramsal tekniktir, ancak bunlar önünde sonunda uygun bir şekilde değerlendirilmeli ve geliştirilmelidir.

Geçmişin bizi nasıl etkilediğini anlamak zorundayız. Şimdiyi zengin ve doyurucu deneyimlerle dolu olarak yaşamalı ve her gün enerjimizin bir kısmını geleceği kurmak için harcamalıyız. Nasıl ki bir nehrin birbirinden kesin bir şekilde ayrılamayacak bölümlerden meydana geldiği söyleniyorsa, biz de yaşamımızı nasıl geçireceğimize karar verirken zamanımızın bütününü göz önüne almalıyız.

Alıntı: 365 Günün Tao’su, Deng Ming-Dao, Dharma…

View original post 1 kelime daha