Bilincin Doğası – 2

Standard

2. Hayvan Boyutu (cehalet teması)

Bu boyut, içgüdüsel duyuların tatmin edilmesi, açlık ve seks ile anlatılmaya çalışılır. Aptallıkla sembolize edilir. Bu boyuttan kurtulmamıza yardımcı olan bodhisatva, elinde bir kitapla durmaktadır. Bu da düşünceyi, konuşmayı ve anlamaya çalışmayı, yani hayvan doğasında eksik olan şeyleri simgeler.

Acımızın bir diğer kaynağı ise arzularımızın tatminidir. Hepimiz arzularımız tatmin edilmediği sürece acı çekmeyi sürdürürüz. Ancak arzular asla tatmin edilmesi mümkün olmayan bir sonsuzluğa sahiptirler.  İnsanların büyük bir kısmının gün içinde zamanlarının büyük bir kısmını seks, açlık, tüketim gibi bir çok arzu ve isteklerini düşünerek geçirdiklerini düşünürsek bu durumun ne kadar acı verici olduğunu tahmin edebiliriz. Bu boyutun etkilerinin ortadan kaldırılmasının tek yolu ise arzularımız ve isteklerimiz konusunda gerçek bir anlayış geliştirebilmektir. Yaşamımızın sürebilmesi için gerekli olan ihtiyaçlar belirlenip geri kalanlarının yalnızca bir fantezi oldukları ve gerçekte zaten varolmayan bu fantezilerin yoklukları nedeniyle acı çektiğimiz anlaşıldığında bu acı kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

3. Aç Ruhlar Boyutu  (tatmin edilemeyen istekler teması):

Aç ruhlar eski, tatmin edilmemiş arzuların tatmin edilmesinin peşinde koşarlar. Hayalete benzeyen yapıları geçmişe takılıp kalmalarını simgeler. Bu varlıklar bütün açlıklarına karşın bu açlığı şimdiki zamanda bir türlü tatmin edemezler. Arzularının yalnızca bir fantazi olduğunu anlamamaları çektikleri acının sürekli olmasını sağlar. Şefkat Bodhisatvası bu boyutta elinde ruhsal beslenmeyi sembolize eden çeşitli nesnelerle dolu bir kase ile simgelenir. Mesaj açıktır: Yemek ve içecek bu açlığı ve susuzluğu asla geçirmeyecektir. Bu açlığı ve susuzluğu geçirecek tek şey, Budaların sunduğu yargılamayan bir farkındalıktır.

Aç Ruhlar ile simgelenen varoluş boyutu hayvan boyutunu andırır ancak aradaki fark bu boyuttaki isteklerin hayvani isteklerimizden çok geçmişten beri gelmekte olan isteklerimizden kaynaklanmasıdır. Bu boyuttaki varlıklar incecik ve kupkuru boğazları ve gazdan şişmiş karınlarıyla yüzlerce yıldır bir damla yağmurun düşmediği çölde yaşayan hayaletimsi canlılardır. Sürekli açlık ve susuzluk çekerler ancak bulabilecekleri bir kırıntı yiyecek bile kurumuş boğazlarından geçerken inanılmaz bir acıya ve karınlarında dayanılmaz gaz sancılarına neden olur. Bu varlıklar bir yandan arzuladıkları şeyin gerçek olmamasının acısını yaşarken bir yandan da arzularının gerçekleşme ânında meydana gelen dayanılmaz acıyı da çekmektedirler. Örneğin geçmişinde mükemmel bir anne imajı bulunan bir çocuğun ileri yaşlarda tıpkı o mükemmel anneye benzeyen bir kadın ile birlikte olamamasının neden olduğu acı gibi. Mükemmel anne imajı öylesine gerçek dışı bir imajdır ki, bu beklentiyi karşılayacak gerçek bir insan asla varolamayacaktır.  Bu imaja benzer insanla bir araya gelindiği anda o insanın zaten bu imaj olmadığı anlaşılmakta ve acı daha da artmaktadır. Yani bu durumda hem arzunun kendisi hem de arzunun tatmin edilmesi büyük bir acı vererek bir kısır döngüye yol açmaktadır. Yine bu boyuttaki acının ortadan kaldırılmasının tek yolu aydınlanmış varlıklarla simgelenen bir yargılamayan farkındalık düzeyidir.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s