Farkındalık (2)

Standard

Farkındalığın Birinci Işlevi:

Ilk Elden Deneyimlerle Nesnel Bilgiler Kazanmak

Kendine Yabancılaşma

Şimdi gelin önce farkındalığın ilk işlevini ele alalım. Biz insanlar kendimize, kendi doğamıza büyük ölçüde yabancılaşmış durumdayız. Bu yabancılaşmanın sonucunda kendimizde bir şeylerin eksikliğini hissediyoruz, ama eksikliğini hissettiğimiz bu şeyin ne olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Kim ya da ne olduğumuz üzerine pek az bir fikrimiz var. Tabii ki nasıl göründüğümüzü, sınav ya da yetenek testlerindeki performansımızı, bazı şeylerde başarılı bazı şeylerdeyse başarısız olduğumuzu, bazı insanların bizi sevdiğini, bazılarınınsa bizden hoşlanmadığını, ve saire, ve saire birçok şey biliyoruz. Ama bu bilgilerin kaynağını hiç düşündünüz mü? Kendimizle ilgili bildiklerimizin hemen hepsi kendi içimizden değil dışarıdan öğrendiğimiz şeyler. Bunların büyük bir bölümünü ailemizden, arkadaşlarımızdan, öğretmenlerimizden, kitaplardan ve medyadan öğrendiklerimiz oluşturuyor. Bu bilgilerin kendimizi tanımada çok önemli olduğu kesin, ama bu bilgilerin bizi ancak belirli bir yere kadar götüreceğini de gözden kaçırmamak gerekiyor.

Yalnızca Düşünceler Yoluyla Bilmenin Dezavantajı

Batı felsefesinin Uzak Doğu felsefesine göre eksik yönlerinden biri, insanı, dünyayı, evreni yalnızca akılla ve mantıkla anlamak üzerinde ısrar etmesidir. Hemen hepimiz akılla anlaşılan, dışarıdan öğrenilebilen bilgiye içimizden gelen, doğrudan doğruya deneyimlediğimiz bilgiden daha fazla önem veririz. Çünkü hepimiz her şeyi düşünceler yoluyla bilme, düşüncelerle kavrama alışkanlığının esiri olmuş durumdayız. Bu alışkanlığın kökeninde yatan inanç, düşüncenin algılardan, içgörüden, duygulardan daha güvenilir, daha tutarlı, daha sağlam olduğudur. Yunan felsefesinin etkisiyle Batı’lı düşünürler algılarla bilme ile düşünceyle bilme arasında bir ayırım yapmışlardır, onlara göre duyum ve algılardan oluşan veriler zihnin bilişsel kavrayışından daha değersizdir ve ikinci derecededir. Ortaçağ düşünürlerinden tutun on yedi ve on sekizinci yüzyıl rasyonalistlerine kadar pek çok felsefe ekolü, duyularımızdan gelen mesajların karışık ve belirsiz olduğu ve onları açıklığa kavuşturmak için akla, usa vurmaya gerek olduğu görüşünü savunmuştur. Benzeri bir biçimde, duyguların da düşüncelere göre değersiz olduğu kabul edilmiştir. Çünkü duygular, doğası gereği, önceden bilinemez ve güvenilir  değildir, bunun için de etkin bir biçimde işlevde bulunmamıza engel olur. Halbuki akıl önceden bilinebilir ve kontrol edilebilir, bu nedenle akılla, düşünceyle yapılan hareketler daha kesin ve emindir. Bu inançlar bize duygularımızı düşüncelerimizle kontrol etmeye çalışmamız gerektiğini söyler. Bunu yapmaya çalıştığımızdaysa çoğu kere kendimizi bir duygu-düşünce çatışmasının içinde buluruz.

Günümüzde büyük bir bilgi birikimine sahibiz. Bilimde, teknolojide bir hayli ilerledik, üstelik eski çağlara göre, çok uzağa gitmeye gerek yok yüzyıl öncesine göre, bu bilgiler çok daha geniş bir alana yayılıyor. Ama bütün bu ihtişamlı bilgi zenginliği içinde insanlık belki de gelmiş geçmiş en mutsuz dönemini yaşıyor. Her gelen nesil dünyanın kötüye gittiğini söylüyor. Peki neden? Bunun tabii ki birden fazla nedeni var, ama önemli nedenlerinden biri kendimize yabancılaşmış olmamız. Hemen hepimiz kendimizi düşüncelerle, sözcüklerle tanıyıp tanımlayabiliyoruz, ama içten gelen bilgiye, algılarımızın söylediğine, kendimize, bedenimize yabancılaşmış yasıyoruz. Işte farkındalık bize içten gelen bilgeliğe ulaşabilmemiz için bir yol açıyor:

Kendi içine dönerek

Kendi doğasını kendisi doğrulayan,

Kendi doğasının doğasızlık olduğunu bulan kişi

Boş sözlerin ötesine geçmiştir.

Zen ustası Hakuin

Eğer yalnızca kendinizi kavramsal düşünceden

kurtarırsanız, her şeyin üstesinden gelmiş olursunuz.

Zen ustası Huangpo

Bizse ne yapıyoruz, hep düşünüyoruz. Her şeyi düşünerek çözmeye çalışıyoruz. Halbuki  şamanizmden tutun Uzak Doğunun gizemci geleneklerine ve tasavvufa varıncaya kadar birçok öğreti, bizi mutluluğa, iç huzuruna, aydınlanmaya götürecek bilginin yalnızca ve yalnızca içten gelen bilgi olduğunu söylüyor ısrarla.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s