Uzakdoğu Öğreti ve Gizemciliğinin Aykırıları Taocular – 1

Standard

Taoculuk, Konfüçyüsçülük ve Budacılıkla birlikte, Çin kültürünü ve Çin’in etkilediği Kore, Vietnam gibi diğer Doğu Asya kültürlerini biçimlendiren ve zaman içinde bu kültürün her alanına nüfuz eden üç büyük felsefe geleneği ve öğretisinden biridir. Yüz yıllar boyunca Doğu dünyasında gelişen bilim, edebiyat, sanat ve felsefe alanlarında yol açtığı derin etkinin yanı sıra bu coğrafyada yaşayan insanların, kişisel davranışları, yaklaşımları, algılama ve bakış açıları üzerinde de büyük ölçüde etkili olmuştur.

Tarihsel geçmişi ve gelişimine bakıldığında ilk ortaya çıkış döneminin sisler arasında, dört bin yıldan uzun bir süreç içinde tarihte kaybolduğu anlaşılmaktadır. Fakat büyük olasılıkla, ilk kökleri, doğa kültleri ve şamanlara dayanmaktadır. Hatta Taoculuğun, Şamanik inançların sistemli bir hale getirilmiş şekli olduğu da kabul edilir. Yakın zamana dek, M.Ö. 6. yüzyılda Lao Tzu tarafından yazıldığı sanılan Tao Te Ching adlı eser Taocu öğretinin ortaya çıkışı olarak kabul ediliyordu. Fakat, yapılan araştırma ve incelemeler, Taoculuğun bu tarihten ve eserden

önce de var olduğunu, bu kitapta verilen ilkelerin, daha önceki metinlerin bir araya getirildiğini ve kavramların çoğunun daha önceden yerleşmiş düşüncelerden söz ettiğini göstermiştir (Not 1).

 

Tarihsel Kökenleri

 

Eski Çinliler, ölümden sonra canın, ruh olarak yaşamaya devam ettiğine inanırlardı. Çinliler ataları, doğaya ve ruhlara tapınmayı, doğa kültlerine inanıyorlardı, insanlar ve ruhlar arasında iletişim kurulması çok yaygın bir uygulamaydı. Bu tarzda gelişen inanış sistemi zaman içinde bir Cennet ve Tanrı inancına ve Yin ve Zhou Dönemlerinde de var olan bir atalara tapınma kültüne dönüşerek gelişti. Savaşan Eyaletler veya Ilkbahar ve Sonbahar Dönemlerinden itibaren de, arkaik din, kültürel değişime bağlı olarak belirgin bir biçimde rasyonelleşmeye ve değişime uğradı. Yüzlerce ekol ortaya çıktı ve birbirleri arasında bir iletişim ve etkileşim başladı, özellikle Taocular, Konfüçyüsçüler, Yin ve Yang Doğacıları ve Ölümsüzlere Inananlar gibi kolların Çin’in kültürel tarihinde güçlü bir etkileri oldu.

 

Animizm ve ruhlara tapınmak, arkaik Çin’de ilkel dinin en önemli özelliği olmanın yanı sıra Taoculuğun da temelinin dayandığı kültürel kökü oluşturmaktadır. Şamanlar ve rahipler, ruhlarla konuşma, onları kötülüğü kovmak için çağırma, kader rüzgarlarını açıklama ve ruhların söylediklerini aktarma becerisine sahip en güçlü dinsel figürlerdi. Yin ve Shang dönemlerinde, kutsal metinlerde görülen ve “şaman” için kullanılan ideogramın “ruh” için kullanılan ideogramla belirgin bir benzerlik taşıdığı görülür. Bu dönemlerde, şamanlar, ruhlarla iletişime geçmek için, şarkı ve dansa, büyü ve tılsımlara başvuruyorlardı. Ayrıca sunu vermek ve ruhlara dua etmek için yapılan törenleri yürüten kişilerdi ve toplum içinde oldukça önemli ve yüksek bir yere sahiplerdi. Şamanlara inanışın Yin Hanedanlığı boyunca devam ettiği görülmektedir fakat rasyonalizmin güçlenmeye başladığı Ilkbahar ve Sonbahar Dönemi boyunca (M.Ö. 770 – 476), her ne kadar şamanizm toplum içine derinlemesine kök salmış olsa da şamanların toplum içindeki statülerinin giderek düştüğü fark edilir. Ama özellikle Chu Eyaletinde, ilkel Şamanizm yok olmamış ve halk tabakası arasında varlığını sürdürmüştür.

 

Ilkel şamanlığın pek çok özelliği ve yaklaşımı Taoculuğa da geçmiştir. Taocu tapınaklarda, “Tapınak Rahibi” unvanını taşıyan Tütsü Ustası bu unvanını şamanik inanışlardan miras almıştır. Eski insanlar, hastalıkların nedeninin hasta kişiyi kötü, şeytani ruhların ele geçirmesinin neden olduğuna bu nedenle de bu kişinin iyileşmesi için şamanın tılsımlar, ilahiler ve büyücülük yoluyla büyülü güçlerini kullanmasının gerektiğine inanıyorlardı. Sonraki dönemlerde Taocu metinlerde görülen Tılsımlı Su, dualar yoluyla kötü ruhları kovmak gibi yöntemler Şamanizm’e dayanan eski dinin etkisini yansıtmaktadır. Erken dönem Taocu mezheplerinde de (Bir Avuç Pirinç ve Yüce Barış Geleneği gibi) güçlü bir şamanik bağ görülmektedir.

 

En önemli Taocu bilge mistikler ise, M.Ö. 4. ve 3. yüzyıllarda, Savaşan Eyaletler diye adlandırılan dönemde (M.Ö. 401 – 221) ortaya çıkmaya başlar. Bu dönem, siyasi ve toplumsal çalkantılar ve büyük bir entellektüel karışıklıkla dolu anlaşılmaktır. Çin, pek çok bağımsız prensliğe bölünmüştü ve bu prensliklerin yöneticileri de halklarına barış ve refah sağlayacak

bir siyasi felsefe arayışı içine girmişlerdi, böylece kendi güçleri artacak ve topraklarındaki hegemonyaları da güçlenecekti. Yönetim sanatı hakkında pek fazla bilgisi olmayan yöneticiler, Konfüçyüsçüler, Yasacılar, Sofistler, Mantıkçılar gibi değişik düşünce ekollerinde gelen eğitimli kişilerin verdikleri önerilere önem veriyorlardı. Bunun karşılığında da güvendikleri kişilere, prestijli pozisyonlar önerip onları zenginlik ve çeşitli ödüllerle onurlandırıyorlardı.

 

Diğer eğitimli kişiler gibi Taocular da, geleneksel bilgeliklerini yukarıda da söz edilmeye çalışıldığı gibi daha önceki dönemlerin geleneklerinden miras almışlardı, fakat Konfüçyüsçüler ve diğerleri, kabul edilebilir siyasi be toplumsal sistemin oluşturulması üzerinde dururken, Taocular kişisel mükemmellik, doğanın gizleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak ve tüm var oluşun temelini oluşturduğuna inandıkları kozmik bir ilkeyle bir olmanın peşinde koşuyorlardı. Zengin bir folklorü ve Şamanizm’e dayalı bir dinin inanış ve uygulamalarını küçük gören Konfüçyüsçülük’ten farklı olarak Taocular muhteşem ve doğa üstü olanı vurgulayan hikaye ve efsanelerden hoşlanırlardı. Chuang-tzu ve Lieh -Tzu’nun kitaplarında “mükemmel kişi” (chih jên)”, “kavrayışa ulaşmış kişi (chên jên)” ve “bilgeler (shêng jên)” gibi kavramlar geçer. Bunlar, sihirli şeyler yapabilen, sadece hava ve çiy suyuyla yaşayabilen, kendilerini transa benzer bir duruma sokarak, evrende dolaşabilen ve insanları hastalıklardan kurtarıp, felaketleri önceden haber verebilecek ve refah sağlayabilecek derecede yüksek seviyede bir mükemmelliğe ulaşmış kişilerdir. Bu hikayelerin hepsi de allegorik olabilir fakat pek çok Taocu bunları gerçek olarak kabul etmektedir. Bu da “ölümsüzler (hsien)” denilen kişilerin, yani yoga, içsel simya ve sağlık çalışmaları sonucu ölümsüzlüğü yakalamayı başarmış, bu sayede de göksel hiyerarşiye dahil olup, en üst düzeydeki tanrısal bir varlık altında dünya üzerinde ruhsal bir denetime sahip olan kişilerin olduğuna inanılmasına ve bu kişilere ait kültlerin çıkmasına yolaçmıştır.

 

Feodal dünyanın saray ortamındaki entrikalar, çekişmeler nedeniyle hayal kırıklığına uğrayan ve toplumsal koşullar, insan davranışlarını belirleyen bitmez tükenmez kuralları -ki bu kurallar onlara göre ikiyüzlülüğü gizlemek için bir örtü oluşturmakta ve kişinin kendini anlamasını engellemekteydi eleştirmekten geri duramayan ilk Taocular, insan yapısı kurumlar ile doğada var olan düzen arasındaki zıtlığa dikkat çekmişlerdi. Köylülerin köleleştirilmeleri,

bitmek tükenmek bilmeyen ve sadece yıkım getiren savaşlar, insanların sürekli olarak mevki ve güç için her şeyi yapmayı göze almaları onlara daha da dehşet verici geliyor olmalıydı. Onlara göre insan oğlu, tıpkı diğer yaratıklar gibi, doğum, büyüme, yaşlanma ve ölümün oluşturduğu doğal süreçle ve evrenin ritmiyle uyum sağlamayı öğrenmeliydi. Özgürlük, barış ve kalıcı neşe gibi kavramlara ancak insan yapısı değil doğal kanunlara uyum sağlayarak ulaşılabilirdi. Kişinin sahip olduğu en önemli şey yaşamın kendisiydi. Bu en önemli varlıklarını olabildiğince uzun süre korumanın ve sonunda bir tür ölümsüzlüğe ulaşmanın yollarını aramışlardı. Bunun için de erken dönemlerin münzevilerinden itibaren, zihni ve bedeni temizlemek ve daha doğru, doğal bir şekle sokmayı başarmak sessizce meditasyona oturmanın, gerektiğinde oruç tutmanın ve yoga benzeri bazı çalışmalar yapmanın önemini ve değerini kavramışlardı.

 

Klannews Dergisi Yayınlanmıştır.

Yazarı: Güneş Tokcan

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s