Zen Tarihi 3 – Ilk Zen Piri Bodhidharma

Standard

Ilk Zen Piri Bodhidharma’nın Çin’e Yolculuğu

Bodhidharma (460?-528?) Çin’de P’u-ti Ta-mo, Japonya’daysa Bodai Daruma ya da kısaca Daruma adıyla tanınır. Bir Brahman (din adamı sınıfına ait bir kişi) olarak doğan Bodhidharma, Kral Simhavarman’ın üçüncü oğluydu. Simhavarman Buddha’nın 27. ardılı bilge Prajnatara’yı krallığına davet etti. Bodhidharma Prajnatara’dan eğitim aldı ve babasının ölümünden sonra bir Budacı rahip olarak yaşamaya başladı. Kısa bir süre sonra aydınlanan

Bodhidharma, 40 yıl boyunca ustası Prajnatara’nın yanında kaldı. Prajnatara ölmeden önce ondan Çin’e giderek Mahâyâna Budacılığını yaymasını istedi. Ustasının ölümünden sonra Buddha’nın Hindistan’daki 28. ardılı olan efsanevi Bodhidharma, Prajnatara’nın vasiyetini yerine getirerek üç yıl süren uzun ve zorlu bir gemi yolculuğundan sonra 527 yılında güney Çin’de bir kıyıya vardı.

Liang Hanedanı (502-557) döneminde hüküm süren Imparator Wu Budacılığa gönül vermis, Budacılığın Çin’de yayılması için büyük çabalar harcamıştı. Bodhidharma adında ünlü bir Budacı ermişin Çin’e geldiğini duyar duymaz onu sarayına davet etti. Bodhidharma bu daveti kabul ederek imparatorun huzuruna çıktı. Saray halkı ve Liang Hanedanı’nınönde gelenlerinden oluşan yüzlerce kişilik bir kalabalığınönünde imparatorla Bodhidharma arasında şu konuşma geçti:

“Hükümdarlığım süresince Budacı tapınaklaryaptırdım, kutsal sûtra’ları çoğalttırdım, rahiplerin Budacılığa geçmelerini sağladım, kayıtlar tutturdum. Bu yaptıklarımın değeri nedir?”

“Hiçbir değeri yok!”

Bu beklenmedik yanıt imparatoru son derece şaşırtır, çünkü o zamana kadar duyduğu Budacı öğretiler, yaptığı iyi işlerin kişiye iyi bir karma getireceğini söylemektedir. Imparator bu

defa şöyle sorar:

“Budacılığın kutsal ilkelerinin ilki nedir?”

Bodhidharma’nın yanıtı yine şaşırtıcıdır:

“Koca bir boşluk, kutsal olan hiçbir şey yok!”

Imparator biraz kızgınlık biraz da can sıkıntısıyla,

“Peki, karşımda duran bu kişi kim?” diye sorar.

Bodhidharma, “Bilmiyorum,” diye yanıt verir.

Bodhidharma’nın Zen anlayışı kendine özgüydü. Diğer Budacı mezhepler Zen’i zihni arıtarak buddha’lığa hazırlayan bir yöntem olarak görürken, Bodhidharma Zen’in buddha’lıkla, buddha’lığın da zihinle aynı şey olduğunu öğretiyordu. Ona göre aydınlanma öyle kutsal sûtra’ları okuyup ezberlemekle, Buddha’nın adını tekrarlayıp durmakla, dua etmekle ulaşılacak bir şey değildi. Buddha’dan ya da bütün insanların aydınlanması için çalışmaya yemin eden bodhisattva‘lardan medet ummak, Budacı cennetten gelecek yardımlara bel bağlamak boşunaydı. Buddha’lığa açılan kapı kişinin kendi zihninden başka bir yerde değildi. Kişinin tek yapması gereken şey kendi zihninin derinliklerine inerek buddha’lığa ulaşmaktı.

Imparator Wu’nun öğrendiği yaygın Budacı öğretiye göre, kişi yaptığı iyi işler karşılığında cennete girebiliyordu. Halbuki Bodhidharma’ya göre yapılan iyi işlerin kişiye bir yararı yoktu, değerli olan tek şey kazanılan bilgelikti. Kutsal olan bir şey de yoktu, yalnızca kişinin zihninin derinliklerinde olanı görerek kendi zihninin buddha olduğunu kavraması vardı. Bodhidharma’nın bu yaklaşımı Çin’deki Budacılık anlayışına ve uygulamasına önemli bir yenilik getirdi.

Bodhidharma Imparator Wu’yla yaptığı konuşmadan sonra tek bir söz bile söylemeden saraydan ayrıldı. Efsaneye göre Sarı Irmak’ı (Huang-he) boş bir bambu kamışı üzerinde geçti. Birkaç yıl kuzeyde kaldıktan sonra güneye, Hunan Bölgesi’ndeki Shaolin Tapınağı’na gitti. Bodhidharma tapınakta bütün gün oturup meditasyon yapmaktan bedenleri zayıflayıp uyuşuk hale gelmiş rahiplere sağlık kazandırmak ve onları zindeleştirmek için Yoga’dakine benzeyen solunum çalışmaları öğretti. Rivayete göre Bodhidharma onlara ayrıca bir dizi hayvan hareketi gösterdi ve bu hareketler Çin savaş sanatlarından Shao-lin Kung-fu’nun temelini oluşturdu.

Bodhidharma daha sonra tapınağın yakınındaki Sung Dağı’nda bir mağarada meditasyona çekildi.  Yüzü duvara dönük olarak oturdu ve tam dokuz yıl boyunca meditasyon yaptı. Bu meditasyona dokuz yıl duvara karşı oturmak (kunen menpeki) denir, Japon Sõtõ Zen rahipleri hâlâ bu geleneğe uyarak meditasyon yaparken duvara karşı otururlar. Shao-lin Tapınağı’nda bir mağarada yıllardır meditasyon yapmakta olan Hintli bir ermişin olduğu haberi çok uzaklara kadar yayıldı. Çıkan söylentiye göre, bu garip bilge hiçbir şey yapmıyordu, sûtra okumuyordu, kutsal kitapları incelemiyordu, dua etmiyordu. Tek yaptığı yüzünü duvara dönmüş hiç kımıldamadan öylece oturmaktı. Bunun için ona “duvara bakan Brahman” adını taktılar. Pek çok kişi Bodhidharma’dan Budacı öğretiyi öğrenmek için Shao-lin’e gitti, ama o gelenlerin hepsini reddetti, sessizce meditasyon yapmayı sürdürdü.

Söylenceye göre Bodhidharma bir defasında meditasyon sırasında uyuyakalınca kendine öyle kızmış ki bir daha uyumamak için göz kapaklarını kesivermiş. Inanca göre ilk çay filizleri Bodhidharma’nın toprağa düşen göz kapaklarından bitmiş. Böylece Zen rahiplerinin zihinlerini açan, meditasyonda daha uyanık olmalarına yardım eden bir şey olmuş çay. Bunun için Zen’in tadıyla çayın tadının birbirine benzediği söylenir. Zen sanatçıları Bodhidharma’nın göz kapaklarını kestiği söylencesine sadık kalarak onu hep kocaman gözlü, göz kapakları olmayan birisi olarak çizerler. Bir başka inanca göre Bodhidharma meditasyon yapmak için bağdaş kurmuş halde o kadar uzun süre oturmuş ki sonunda bacaklarının dizden aşağısı körelip düşmüş. Bunun için Japonya’da hacıyatmazlara Daruma denir ve üzerine Bodhidharma’nın yüzü çizilir.

Shen-kuang Hui-k’o (Shinkõ Eka, 487-593) daha genç yaştayken bir Budacı rahip olur, kendi kendine bazı ruhsal deneyimler yaşar. Yıllar sonra Bodhidharma’nın ününü duyar ve onu görmek için yola çıkar. Ilk Zen piri olan Bodhidharma mağarada sessizce meditasyon yapmakta, kendisinden Budacılığı öğrenmek isteyenlerin hepsini reddetmektedir. O zaman 40 yaşında olan Hui-k’o 528 yılının Aralık ayında, soğuk bir kış günü Shao-lin’e varır.

Hui-k’o Bodhidharma’yla konuşmak ister, ama Bodhidharma onun isteğini geri çevirir, yanına almaz onu. Hui-k’o beklemeye karar verir, bıkıp usanmadan, sabırla bekler. O gece hava iyiden iyiye soğur, kar yağmaya başlar. Hui-k’o karın altında sabah olmasını bekler. Kar Hui-k’o’nun dizlerine kadar yükselir, soğuk iliklerine işler. Hui-k’o acıyla ağlarken göz yaşları bile soğuktan yüzünde donar. Ama Hui-k’o mağaranın önünde sabırla, hiç kımıldamadan bekler.

Gün ağarırken Bodhidharma Hui-k’o’nun bütün gece soğukta ayakta durup beklediğini görünce ona acır, ona ne aradığını sorar. Hui-k’o bağımsızlığı aradığını söyleyince, Bodhidharma ona daha yeterli olgunluğa varmadığını söyler. Hui-k’o bu yanıt üzerine ağlamaya başlar. Arayışının ne kadar içten olduğunu göstermek için eline keskin bir kılıç alır ve sol kolunu dirseğinden kesip Bodhidharma’ya sunar. O zamana kadar herkesi reddeden Bodhidharma bunun üzerine Hui-k’o’yu öğrenciliğe kabul eder. Hui-k’o’yla Bodhidharma arasında su konuşma geçer:

“Zihnim karmakarışık, saygıdeger ustam ne olur zihnimi yatıştırın.”

“Zihnini buraya getir, onu yatıştırayım.”

“Zihnimi arıyorum ama bulamıyorum.”

“O zaman onu yatıştırdım.”

Hui-k’o bu sözleri duyduğu anda birdenbire aydınlanmaya ulaştı. Bundan sonra sekiz yıl boyunca Bodhidharma’nın yanında kaldı. Bodhidharma dokuz yıl meditasyon yaptığı süre içinde Hui-k’o’dan başka üç öğrenciyi daha kabul etti. Zen öğretisini onlara aktardıktan sonra Hindistan’a dönmeye karar verdi.

Öğrencilerini topladı ve onlara, “Artık buradan ayrılma zamanım geldi, sizlerin nereye vardığınızı görmek istiyorum,” dedi. Öğrencilerinden Tao-fu, “Bana göre gerçek olumlama ya da yadsımanın üstündedir,” deyince, Bodhidharma ona, “Sen benim derimi almışsın,” dedi. Rahibe Tsung-ch’ih ise vardığı yeri şöyle açıkladı: “Benim anlayışıma göre, gerçek yalnızca bir defa görülür, bir daha da görülmez.” Bodhidharma ona, “Sen benim etimi almışsın,” dedi.

Tao-yü anlayışını, “Dört unsur boştur, beş kütle yokluktan ibarettir. Bana kalırsa gerçek diye kavranacak hiçbir şey yoktur,” diye ifade etti. Bodhidharma ona, “Sen benim kemiklerimi almışsın,” dedi. Sıra Huik’o’ya gelince Hui-k’o yavaşça doğrulup yerinden kalktı, hiçbir şey söylemeden saygıyla ustasının önünde eğildi, sonra yerine oturdu. Bodhidharma ona, “Sen benim iliklerimi almışsın,” diyerek en çok onun ulaştığı anlayışı beğendiğini belirtti.

Bodhidharma daha sonra pirlik simgesi olan kâseyle cübbeyi Hui-k’o’ya verdi, böylece Hui-k’o Çin’deki ikinci Zen piri oldu. Bodhidharma’nın pirliği Hui-k’o’ya devrettikten kısa bir süre sonra öldüğü söylenir. Ama kaynaklarda bu konuda farklı bilgiler verilmiştir. Bazılarına göre Bodhidharma onu kıskanan birkaç rahip tarafından zehirlenerek öldürüldü ve Ting-lin Tapınağı’na gömüldü. Bazı kaynaklarsa onun Hindistan’a geri döndüğünü söyler. Ama bütün kaynakların birleştigi bir nokta var ki o da Bodhidharma’nın öldüğünde çok yaşlı olduğudur. Bir kaynağa göre öldüğünde tam 150 yaşındaydı.

Bir efsaneye göre ölümünden üç yıl sonra, Çinli bir devlet görevlisi bir dağ geçidinde Bodhidharma’yla karşılaşır. Bodhidharma’nın elindeki uzun sopanın ucunda tek bir hasır ayakkabı asılıdır, adama Hindistan’a geri dönmekte olduğunu söyler. Adam Çin’e dönünce gördüklerini bir bir anlatır. Anlattıkları Bodhidharma’nın öğrencisi olan rahiplerde merak uyandırır, bir zaman aralarında tartıştıktan sonra onun mezarını açmaya karar verirler. Mezarda yalnızca bir hasır ayakkabı bulurlar, bu Bodhidharma’nın sopasındaki hasır ayakkabının öbür tekidir.

Bodhidharma’nın Çin’e yaptığı bu yolculuğun bütün uzak doğuyu derinden etkilemesi bazılarına şaşırtıcı gelebilir. Yaşlı bir adam Hindistan’dan Çin’e gelir, görüştüğü imparatora kaba saba, beklenmeyen yanıtlar verir, taa ki kolunu kesip sunana kadar gerçeği arayan bir adamla görüşmeyi reddeder, sonra da ona akla sığmayan şeyler söyler. Sonra ayakkabısının tekini sopasına asmış yürürken görülür. Ama Bodhidharma’nın öğretisi Çin ve Japonya’daki Budacılardan, yazar ve sanatçılara, devlet adamlarından askerlere varıncaya kadar herkesi etkilemiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s